Hicviye ve Toplumsal Yapı: Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Pratikler Üzerine Bir Analiz Hicviye Nedir ve Sosyolojik Bir Bakış Açısı Toplumsal yapıları, bireylerin davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını şekillendiren bir dizi norm, değer ve pratik olarak tanımlayabiliriz. Bu yapıları anlamak için, bazen kültürel ürünlerin ve pratiklerin derinliklerine inmek gereklidir. Bu noktada, hiciv türündeki edebi ürünler, toplumsal dinamikleri ve bireylerin bu dinamiklere karşı nasıl tepki verdiklerini anlamada oldukça önemli bir araçtır. Hicviye, halk arasında mizahi bir dille toplumu eleştiren bir şiir türüdür. Ancak hicviyeyi sadece bir eleştiri olarak görmek dar bir perspektife indirgemek olur. Bir araştırmacı olarak, bu şiir türünün toplumsal yapılar, cinsiyet…
8 YorumKısa ve Neşeli Yazılar
Viran Kelimesi Ne Anlama Gelmektedir? Farklı Bakış Açılarıyla Derin Bir Yolculuk Birlikte Düşünmeye Davet… Bazı kelimeler vardır ki, anlamlarını sözlükteki birkaç satıra sığdıramayız. Çünkü onlar sadece kelime değildir; bir duygunun, bir tarihin, bir toplumun taşıyıcısıdır. “Viran” da tam olarak böyle bir kelime… Yalnızca “yıkık” ya da “harap” demek değildir; bazen bir evin sessizliğinde, bazen bir kalbin içinde yankılanan bir sessizliktir. Bu yazıda, “viran” kelimesinin anlamını sadece tanımsal düzeyde değil, farklı bakış açılarıyla analiz ederek derinleştireceğiz. Çünkü anlam, tek bir pencereden değil; birçok bakışın birleşiminden doğar. “Viran” Kelimesinin Temel Anlamı “Viran” kelimesi Türkçede “yıkılmış, harap olmuş, ıssız hâle gelmiş yer” anlamına…
8 YorumGüz Başlangıcı Ne Zaman? Kelimelerin Mevsiminde Bir Edebiyat Yolculuğu Bir edebiyatçı için zaman, yalnızca takvimin sayfalarında ilerleyen bir çizgi değildir; o, kelimelerin arasında saklı bir duygudur. Kelimeler mevsimleri belirler; bir sözcüğün ritmiyle yaz gelir, bir suskunlukla kış başlar. Güz ise, kelimelerin en sessiz ama en derin mevsimidir. Güz başlar, çünkü insanın içinde bir durulma, bir kabulleniş, bir ağırlık belirir. Peki, güz başlangıcı ne zaman? Bu sorunun yanıtı ne meteorolojide ne de astronomide gizlidir; o, insanın ruhunda yankılanır. Takvimin Ötesinde: Edebiyatta Güzün Başlangıcı Elbette takvim bize 23 Eylül’ü gösterir; güneşin ekvatoru geçtiği, geceyle gündüzün eşitlendiği o an… Fakat bir yazar için…
8 YorumKur’an’da Başörtüsü Var mı? İnanç, Kültür ve Kimlik Arasında Bir Gerçek Arayışı “Kur’an’da gerçekten başörtüsü emrediliyor mu?” – belki de modern zamanların en çok tartışılan sorularından biri bu. Bazıları için cevap çok basit: “Evet, açıkça var.” Kimileri içinse mesele göründüğünden daha karmaşık. Gelin birlikte bu konunun derinliklerine inelim; ayetlere, tarihsel bağlama ve kültürel yansımalarına birlikte bakalım. — Giriş: Bir Kumaştan Fazlası Başörtüsü sadece bir parça kumaş değil; inanç, aidiyet, kimlik ve bazen de direnişin sembolü. Bu yüzden “Kur’an’da başörtüsü var mı?” sorusu yalnızca teolojik değil, aynı zamanda kültürel, sosyolojik ve hatta politik bir tartışmadır. Bugün bu konuyu konuşurken iki uçtan…
4 YorumGeçmişin Nefesi: Çabuk Yorulma ve Nefes Darlığı Neden Olur? Bir tarihçi olarak geçmişi incelerken hep aynı soruyla karşılaşırım: İnsan bedeni mi değişti, yoksa zamanın ritmi mi hızlandı? Eski metinlerde insanlar ağır işlerde çalışır, tarlalarda gün boyu kalır ama “nefesim daraldı” demezdi. Oysa bugün, bir merdiven çıkarken bile göğsümüzde bir baskı hissediyoruz. Bu yalnızca biyolojik bir mesele mi, yoksa tarihin bize bıraktığı bir miras mı? Çabuk yorulma ve nefes darlığı, modern çağın en sık karşılaşılan şikayetleri arasında yer alıyor. Fakat bu belirtiler, sadece tıbbın değil, tarihsel dönüşümün de konusudur. Çünkü bedenin verdiği her tepki, bir dönemin ruhunu taşır. Tarihsel Bir Bakış:…
8 YorumYeni Salgın Hastalık Belirtileri Nelerdir? Bir Filozofun Gözünden İnsanın ve Toplumun Ateşi Bir filozofun sessiz sorusu “Hastalık nedir?” Bu soru tıbbi bir merak gibi görünse de, aslında insan varoluşunun en derin çatlaklarından biridir. Her yeni salgın, yalnızca bedenleri değil; anlam sistemlerimizi, inançlarımızı ve toplumsal yapılarımızı da sarsar. Bir filozofun gözünden bakıldığında, “yeni salgın hastalık belirtileri” sadece ateş, öksürük ya da yorgunluk değildir. Asıl belirtiler, bilginin bulanıklığında, ahlakın sınırlarında ve varoluşun kırılganlığında gizlidir. Epistemolojik Perspektif: Bilgi, Belirsizlik ve İnanç “Ne biliyoruz ve bunu nasıl biliyoruz?” Epistemoloji, bilginin doğasını sorgular. Yeni bir salgın ortaya çıktığında, insanlık önce bilgiyle değil; belirsizlikle karşılaşır. Belirtiler…
Yorum BırakYeni Boyanan Sarı Saç Ne Zaman “Oturur”? Bilimsel Arka Plan, Güncel Tartışmalar ve Pratik Zaman Çizelgesi Neden “oturmasını bekleriz”? Yeni sarıya boyanmış saçların ilk günlerde parlak ama sert, birkaç yıkama sonra ise daha yumuşak ve doğal görünmesi tesadüf değildir. Saç telinin kütikül (dış pullu tabaka) yapısı, boya moleküllerinin boyuttan tona, oksidanın hacminden pH’a kadar uzanan faktörlerle etkileşir. İlk 24 saatte saç telleri hâlâ alkali işlemden çıkmıştır; kütikül pulları hafif aralı kalır, bu yüzden ışığı farklı yansıtır ve “yeni boyalı” o keskin sarı görünür. Zamanla pH dengesi normalize olur, kütikül kapanır ve renk molekülleri kortekste stabilize oldukça görünüm “oturur”. Tarihsel arka…
4 YorumKanon Ne Demek TDK? Geleceği Şekillendiren Bir Kavramın İzinde Bazı kelimeler vardır ki sadece bugünü değil, yarını da şekillendirir. “Kanon” da tam olarak böyle bir kelime… Kulağa eski zamanlardan kalma gibi gelse de, anlamı ve çağrıştırdığı fikirler geleceğin kültürünü, sanatını, hatta düşünce dünyamızı bile etkileyebilir. Hazırsanız birlikte hem kelimenin kökenine hem de gelecekte bizi nelerin beklediğine dair bir zihin yolculuğuna çıkalım. “Kanon”, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “bir sanat dalında en çok kabul gören, örnek alınan eserler bütünü” veya “ölçüt olarak kabul edilen kural ve prensipler” anlamına gelir. TDK’ya Göre Kanon: Sadece Bir Tanım Değil, Bir Yol Haritası TDK, “kanon”u…
Yorum BırakSinop Gerze Hangi Boydan? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarının Çözülmesi Psikolog olarak her insanın çevresindeki dünyayı nasıl algıladığını ve ona nasıl tepki verdiğini anlamaya çalışmak, çoğu zaman ilginç bir keşif yolculuğuna dönüşür. İnsan zihninin karmaşıklığı ve duygusal derinlikleri, her bir davranışın, düşüncenin ve duygunun ardında yatan nedenleri çözümlemeyi teşvik eder. Bir kasaba, bir köy ya da bir şehir üzerine yapılacak bir psikolojik analiz, ilk bakışta basit bir coğrafi tartışma gibi görünse de, insan davranışlarının, kolektif belleğin ve toplumsal yapının birleştiği bir araştırma alanı sunar. Bu yazıda, Sinop’un Gerze ilçesinin psikolojik bir mercekten nasıl incelenebileceğini, bilişsel,…
8 YorumSanal Hizmet: Dijital Dünyada Yeni Bir Kültürel Ritüel Sanal Hizmetin Kültürel Yansıması: Antropolojik Bir Bakış Kültürler arasındaki farklılıkları keşfetmeye olan merak, insanları hep daha derinlere, bilinmeyene sürüklemiştir. Her toplum, kendine özgü ritüeller, semboller ve toplumsal yapılar oluşturur. Bu yapılar, insan ilişkilerini ve kimlikleri şekillendirirken, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte yeni kültürel öğeler de ortaya çıkmaktadır. Günümüzde “sanal hizmet” kavramı, dijitalleşen dünyada önemli bir yer tutuyor ve her geçen gün daha fazla kişi bu hizmetleri kullanarak toplumsal yapıları dönüştürüyor. Peki, sanal hizmet nedir? Antropolojik bir bakış açısıyla, bu kavramı sadece bir teknolojik yenilik olarak değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir fenomen…
Yorum Bırak